20/11/2009 · Kategori: ASK-I NEYNIDA
Ağlayabilir miyim gönlüm? Ağlayabilir miyim gönlüm? Hayırlı ola Cuma ve Peşindeki Günler... Nice Cuma’lara Aşk ile… Kudümlerde düşünüp neylerde ağlayan âhenktir Aşk !..
Müsaadenle..
Şöyle katıla katıla şimşekli bir gökyüzü gibi...
Günaha batan tüm kirliliğin ile...
Ağlayabilir miyim?
İzin ver lütfen...
Şöyle inceden yağan yağmur masumiyeti gibi...
Öylesine ama ölesiye...
Bu can çıkana kadar bedenden...
Nefsimin nefesi kesilesiye...
Pembe güller mor menekşelere düşesiye...
Sol yanımın ateşi yükselesiye kadar...
Kendi omzumda kimseciklere yük olmadan,
Ağlayabilir miyim?
Şemsiyem önümde gökyüzünün ağlama isteklerime mukabele etmesini beklerken,
Karşımda duran ihtiyar dağın ardındaki gün boyu tebessüm eden güneşi kaçırmış gibi...
Dizlerimin bağını çözen sahtelikleri anlatırken kalem kırmış gibi...
Yabancılar içerisinde bulunan tek dostu terk etmiş gibi...
İç çeke çeke...
Düşürebilir miyim küskün damlaları elime...
Sonra da hiç ağlamamış gibi,
Hiç hissetmemiş gibi acizliğimi...
"Bir şeyim yok"larla tekrar katılabilir miyim?
Ağlamayı bile çok gören kendi kalabalığıma,
Ve...
"Bu son" diyecek kadar vefasız olabilir miyim?
Gözyaşlarıma... 
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
15/10/2009 · Kategori: ASK-I NEYNIDA
mahyama düşen mahşer / örten muamma Mehmet Şamil
sen misin dedi(1) her gece sabahı tetikleyen
fakîr hafızama yenilen kuytu t e v e k k ü l
âvâre baharı sensiz bıraktın
ç ö l buhurunda. çocukluğumuz
terli mavi / bahânemiz yok şimdi
aynaya dön kalbimi ayart
küllenen acıların seyret sersemliğini
a ş k ın soykütüğünde. matem kokuyor akşam
belki sendin bilemem
ruhumun şifresinde sürgün kalan a n k e b u t
sürükleNdiğim îmâ
(1)
kim koydu bu mektubu koynuma
bakar bakar ağlarım yüzüm ipek kozası
söz hazır düş kurulu yine de gelmiyorsun
öyleyse kır kalemi
sonsuz uykumda uğuldasın merakım
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
